Tüm Yazılar
Türkçenin bilgisiz bilgiçleri!..
Dil düşünce bağını iyi kuramamış arkadaşların üstünkörü yaklaşımları Türkçemiz için bir tehlike değil mi sizce? Bu arkadaşların yazarlığa soyunduğunda sözcüklerin anlam derinliğine, çağrışımlarına, seslerine ilişkin […]
Kendisi olmaya çıkmalı insan yolculukların en zoruna
Böyle bir yolculuk insanda, öğrenme ve öğretme cesareti gerektirir kuşkusuz. Öğrenme olmadan öğretme olmayacağını bilmek koşuldur… İnsan olma edimi doğuştan kazanılan bir edim olmadığı için, […]
Dersim Olaylarından Önce Tunçeli Vardı!
Elaziz Halkevinin çıkardığı Altan dergisinin 22 Nisan 1936 tarihli 15. sayısında yer alan bir yazı ilgimi çekti. Cemil ATAÇ adlı yazarın yazısında “Tunceli” adının Dersim […]
Tebeşir kokulu sınıflardan, hapishanelere, sürgünlerden sanatoryumlara
Şiirinde ne söylev, ne de öğreticilik edası var Rıfat Ilgaz’ın. Toplumsalın içindeki bireyi alıp çıkarır ve koyar gözlerimizin önüne. Konu edindiği kişi ve olayların hem […]
Şerbetçi başı geldi hanııım
Tek yapmamız gereken limon yerine koruk ekşisi kullanmak, şeker miktarını da ona göre ayarlamak. Koruğun kendi tadı reyhan şerbetinin tadıyla bütünleşince damaktaki nefaseti hissedilir yoğunlukta […]
Gerçek Gurbet Hikayeleri-HAVVA
Van Gölünün İnci Kefali gibi önüne çıkan engelleri azim ve hırsıyla yenmesini bildi. Tıpkı İnci Kefali’nin yaşamına devam edebilmek için akıntıya karşı yüzmesi gibi. Bu […]
Ağrı biliyor mu bilmiyorum ama ona aşkımı haykırdığım günler var
Iğdır’da yaşanan sevdalar da Ağrı Dağı’na benziyor. Kibrit kutusunda gençlerin mektuplaştığı dönemlerde, “Ağrı şahidim olsun, onun heybeti gibi bu aşk bitmeyecek” diye yemin edilirdi. Ağrı […]
‘Güler Yüzlü Sosyalizm’in Unutulmazı: Mehmet Ali Aybar
Entelektüelliği, centilmen ve beyefendi tavrı, namuslu kişiliği ile taraflı tarafsız herkesin takdirini kazanmış; “güler yüzlü sosyalizm” düşüncesiyle de Türkiye sol hareketinin halka benimsetilmesinde çok etkili […]
İnsanla yengecin dalgalarda sınanan direnci
Denizi, denizciyi en güzel anlatan, Nâzım’ın kendi sesini erken bulduğu şiirlerden biridir Bahri Hazer. Bu ünlü şiir Nâzım’ın 1928’de Bakü’de yayımlanan Güneşi İçenlerin Türküsü kitabında […]
Çanta ve diğer şeyler
Bir çanta dikeceğim. İçerisine hiçbir şey koymadığım bir çanta. Fakat bunu okusa pek sevdiğim Plehanov’un bıyıkları titrer, “yozlaşma bu” derdi “emin misin?” GİZEM PINAR KARABOĞA […]
“Ne yapayım, çevirmen bulamadım!”
Ruhan Odabaş’a deseler ki “Bere Do Daçxiri/Çocuk Ve Ateş’i Lazca olarak yazdın, tamam da Türkçeye çevirisini bari başkası yapsaydı?” Eminim bu espriyi patlatırdı hiç düşünmeden… […]
İnsanın nasıl sevebildiğini anlamamız için fırsat sunan küçük kitap
Küçük Prens, kitabın hacminden ve hedef kitlesinden beklenmeyecek kadar büyük bir felsefenin kapısını aralamıştır. Çünkü sonuçta insanın nasıl sevebildiğini anlamak, pek öyle kolay bir iş […]
Sevgili Füruzan Abla
Gücünü gözlemden alan gerçekliğin belirgin ve iç acıtıcısı çerçevesi. Yalınlık üzerinden yansıyan entelektüel birikim ve sımsıkı dokunmuş bir estetik. Kurgunun serüven filmlerine denk düşen sürükleyiciliği. […]
Ağrı’nın kucakladığı şehir
Keskin bir acıyla köyleri tek tek dolanıyorum. Beynimin içinde gürültülü bir kalabalık ama yalnızlaşıyorum sözcüklerin içinde. Ülkedeki bütün kavak ağaçlarının fotoğrafları sergilense, Iğdır’a ait olanı […]
Bahçeler yaz, gel bize biraz: Yaz otlarına yolculuk
Bugün Aşçı Fok’un mutfağından yaz otu seçmeleri arasında gezinip hep bildiğimiz fakat aklımıza gelmeyen çok kolay çok doğal yiyeceklerle yaz serinliklerimizi hatırlayalım. Kişisel dokunuşlarla kendi […]
Kemal Özer: Karlı bir dağ gibi bilge
Görünürde olmayanı görünür, bilinir olmayanı bilinir hale getiren, arka çıkılması gereken düşüncelere arka çıkan şiir izleği; derin şiir bilgisi, dil derinliği ve birikimiyle aynı zamanda […]
Bir resmin evrenine bakış deneyimi: yaşayan beyaz ile yaşayan kara
Her deneyim bizi bir diğeriyle karşılaştırma deneyimidir. Bu deneyim de, bir resmin evrenine bakışın deneyimidir. Bir resmin evrenine bakmak, öncelikle evrenin resmine bakabilmeyi gerektirir. İşte […]
‘Kıyamet çoktan koptu haberiniz yok siz hâlâ güneşin her sabah doğuşuna güvenin’
2 Temmuz 1993’teki Sivas Katliamında yitirdiğimiz Metin Altıok, Türk şiirinin son dönemdeki en özgün şairlerinden biriydi. Katliamda kaybettiğimiz tüm aydınları ve onu deniz feneri adlı […]
Gerçek Gurbet Hikayeleri-Yolun açık olsun ÜMİT
Güçlü insan yolculuğunu kendi tarzıyla başlatan ve bitiren insandır. O, eğitimde yaşadığı olumsuzlukları hayatının sonuna kadar sırtında bir kambur olarak taşımayı reddetti. Kendi cehenneminin içinde kaybolmak […]
Elli beş yıllık emeğin özeti: Kül Kahvesi
Hidayet Karakuş’un şiirinde barışın güzelliği; sevginin, aşkın kadim ferahlığı, üretimin yüceliği gibi temaların varlığını izleksel olarak sürekli hissediyoruz. Fakat bu temaların işlenişi açısından onu belirleyen […]
Aristo matematiği mi, “kelisko” matematiği mi?
Okur-yazar bile olmayan Kel İsko, “Matematik hayatta ne işime yarayacak?” diye isyanla soranları doğrularcasına, eğitimli arkadaşı olan babamdan daha iyi hesap yapardı. Eğer şanslı yaşıtları […]
Reşad Ekrem Koçu ve İstanbul Ansiklopedisi
Koçu’nun çalışması, İstanbul’la ilgili en büyük ve önemli ansiklopedidir. İstanbul’la uzaktan yakından ilgili her şey, bir biçimde kentle bağlantılandırılmış bir öznellik ve kişisellik içerse de […]
Atatürk’ün sofrasındaki aydınlar
Cafer Yıldırım’ın “Çankaya’nın Işıkları ve Edipler/Atatürk’ün Dostları” adlı çalışması, geçmişte ve günümüzdeki kimi siyasetçilerin iddialarının aksine, aydınların ülke gerçeklerine ve sorunlara Boğaz’a karşı viskilerini yudumlayarak […]
Kazdağı’nın Homer’i İskender Azatoğlu
O bu toprakların yüzyıllar öncesinden gelen “sözlü anlatıcılık” geleneğinin çağdaş ve belki de son örneği idi. Dede Korkut gibi, Homer gibi bizleri etrafına toplar ve […]
Usta, oradan bana ful karışık…
Ohh! Nihayet bir cümleye sığdı bütün sorularımın cevabı. Bu tekli sipariş için. Birden fazla dürüm varsa sorular daha da uzar. Ben olsam o tek cümleyi […]
Babamın gözleri elaydı ben en onu çok sevdim
Teselli midir bilemiyorum, ama her anımsadığımda beni rahatlatan anılar biriktirdim babamla. Çocuklarıyla az konuşan, her konuşması bir ders olan, Nâzım Hikmet’in “topraktan öğrenip kitapsız bilen” […]
Gölgesini arayan Haziran
Hesaplarım tutmadı, gölgem öğle uykusuna yatmış hiç görünmedi ortalarda! İleri gittim geri döndüm yok, eğildim büküldüm yine de gölgem yok. Sokağın ortasında gölgesini kovalayan biri […]
Anıt Kent: İstanbul
İstanbul tarihsel kent yapısı ve dokusuyla; salt taş, tuğla, çelik ve ağaçtan oluşmuş bir karmaşa değildir. Tersine, İstanbul malzemeyi aşan, doğrudan doğruya bir ruh halinin […]
Aşk bu, ansızın ve yersiz bastırır, üzgünüm Leyla
Sen onlara aldırma. Bu kör bakışlar, bu alaylar için senin yerine de kırgınım. Ama asıl kızgınım galiba. Aşk bu, ansızın ve yersiz bastırır, aklın sınırlarını […]
Çiçekler de filler gibi yoksa yapılanı asla unutmazlar mı?
Yirmi iki yıl boyunca evimizde bir türlü, camgüzeli, küpeçiçeği, sardunya ve begonyayı büyütemedik. Sevmedi beni bu çiçekler. Oysa annemin yatağının başucundaki pencerede hiç eksik olmadılar. […]
Çiçekli basma laylon dünya
Yok. Bitmiş annem bitmiş, kaybolmuş. Konfeksiyoncuları kurtarmıyormuş pamuklu kumaşlar artık, basma elbiseler çoktan ortadan yok olmuş. Manifaturacıdan metreyle pamuklu kumaş alır diktiririz bir terziye, üzülme […]
Bir gün yeniden o Al/Aydınlık’ta!
Satış rakamları bin 200’lere düşen, pusulasını iyice şaşırmış, kimsenin okumadığı bu mevkute, kökleri yakın tarihimizin derinliklerinde bulunan o “Al/aydınlık” gazete değil artık! Ben bu Ak/Aydınlık’ın […]