Suçsuzluğun şairi, Sabri Altınel

Sabri Altınel toplumcu kuşağın yüz akı şairlerinden biri olarak anımsamayı, okunmayı ve şiir serüvenini şimdiki kuşaklara aktarmak için duyarlı okurun ilgisini bekliyor.

aslihantuyluoglu@hotmail.com

Sabri Altınel, 1940 Toplumcu kuşağının bir şairi olarak, toplumcu gerçekçilikten ödün vermeden, bireyi ve toplumu çözümlediği, şiir dili üzerine daha ilk şiirlerinden itibaren düşünmüş titiz bir şiir işçisidir. Sabri Altınel “ benim kederim büyük ama sevincim de büyük” der, ilk şiirlerinden birinde. Yaşama sevinci, umut, emek, şiirlerinin vazgeçilmez parçalarıdır. Karşıtlıklardan yararlanır, hayatın karmaşasını, karmaşanın içindeki düzeni belirgin kılar, yazdıklarıyla gerçekçilikten ayrılmaz.

KENDİ ŞİİR ADASINI KURMA PEŞİNDEKİ ŞAİR

Sabri Altınel, 16 Nisan 1925’te Balıkesir’in Susurluk İlçesi’nde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Balıkesir’de tamamladı. 1949 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun oldu. Master eğitimini yarım bıraktı. Kısa süre gazetecilik yaptıktan sonra öğretmenlik mesleğini seçti. Saint Joseph ve Saint Benoit liselerinde edebiyat öğretmenliği yaptı.

Şiire erken yaşlarda başladı Sabri Altınel…

İlk şiirleri 1943’te Balıkesir’de Kaynak dergisinde basılır. Ardından Genç Nesil, Edebiyat Dünyası, Yağmur ve Toprak, Şairler Yaprağı, Sanat ve Edebiyat gazetesinde yayınlanmaya başlar.

Aynı zamanda üniversitede okul arkadaşı olan Asım Bezirci’nin belirttiği üzere Sabri Altınel “Sanat şirketlerine sokulmuyor, kümeleşmelerin, dalaşmaların dışında kalıyordu.”

Şairi tanıyanlar Sabri Altınel’in bu özelliğine özellikle vurgu yapıyorlar. Sabri Altınel özenle şiir ortamının, şiir akımlarının, şairler meclisinin dışında kendi şiir adasını kurma peşinde bir şair olarak beliriyor Türk Şiirinde.

Kaynak, Yeditepe, Yeni Ufuklar, Yeryüzü dergilerinde 1947- 55 yılları arasında çıkmış şiirlerini ilk kitabı “ İnsanın Değeri”nde toplar. Bu ilk kitabın ismi bile şairin, insandan yana, insan emeği ve geleceğinden, barıştan, eşitlikten yana bir tutum sergilediğini göstermektedir.

TOPLUMCU ŞİİRİMİZİN ÖZGÜ SESİ

Daha ilk kitabı “İnsanın Değeri”nin önsözünde şiir ile ilgili görüşlerini “Şiir Deneyi” adlı yazısıyla okurlarıyla paylaşır. Ona göre şiir bir hayat deneyidir öncelikle, açıklık ve yalınlıktan yanadır. Onun için şiir; ne edebiyat oyunu ne de uyumlu söz’dür. Sırf imajizm yapmaya karşıdır.  Romantik gerçeklikten de uzak durur. Şiire bir çeşit gerçeklik ve akımların dışında bir kimlik kazandırmak isteğindedir. En önemlisi, “Şiirin kafayla okunduğu günler gelmiştir.” demesidir.

Daha sonraki yıllarda Yeditepe, Yücel, Yeni Ufuklar, Yelken dergilerinde çıkan düzanlatım şiirlerini 1959’da “Kıraçlar” kitabında toplar, “Kıraçlar”, durmadan arayan şairimizin konakladığı bir ara duraktır. Koşuk ve kafiye düzeninin yadsındığı, anlamın sezgisel olarak yakalandığı bu şiirlerde doğa insanlaştırılır. Asım Bezirci,  halk yaşantısı içinde yer alan bazı sözcüklerin desteği ve şiirlerin isminden hareketle kitapta işaret edilen topluluğun Türk köylüsü olduğunu düşünür. Kişi, olay ve hikâyeden tamamen arınmış bu şiirler belki de insanın doğaya ve kendi emeğine yabancılaşmasını açığa çıkartmak için şairin örgütlediği ilginç bir çağrışımlar bütünüdür.

Kıraçlar ve Yaban Yazıları için olsa gerek Ataol Behramoğlu Sabri Altınel için “Başlangıçta 1940’lı yıllar toplumcu şiirinin genel tema ve söyleyişleri içinde yer alan Sabri Altınel, sonraları daha güç anlaşılır, bazıları düzyazı görünümlü bir şiire yöneldi. İlk okuyuşlardaki güçlük aşıldığında felsefi yoğunluğu olan, yoğun bir düşünmenin imbiğinden geçirilerek damıtılmış şiir pırıltıları ile karşılaşılıyor” yorumunu yaptıktan sonra onun için “Toplumcu şiirimizin bir anlamda içine kapanık, aynı ölçüde de kendine çok özgü sesi.” der.

Sabri Altınel Kıraçlar’dan sonra Fransa’ya gider ve üç yıl şiir yayımlamaz. 1960 darbesi sonrası, Yelken ve Yapraklar’da 4-5 şiir yayımlar. 1962’de Lorca’dan çevirdiği Seçme Şiirleri yayımlar. Doğan Hızlan’a göre bu çeviriler edebiyatımızda yapılmış en iyi çevirilerdir.

1967’de Soyut Dergisinde Yaban Yazıları’nı yayımlar. Anadolu yaşamına Anadolu halkına söylenmiş bir ağıttır bu şiirler. Ama söylenişi ve kuruluşu ile geleneksel olanın dışında kalır. Anadolu’yu anlatan diğer şairlerden dili ile ayrışır.

Sabri Altınel’in 1982 yılında çıkarttığı “Zamanın Yüreği”  adlı kitabındaki şiirler seksenlerde “Soyut” dergisinde yayımlanmıştır. Bu kitapla Sabri Altınel bireysel olanı yadsımayan ama toplumcu yönelimini de kaybetmeyen, şiirin gereksindiği bütün incelikleri ustalıkla kullandığı, derinliği ve bilgeliği olan şiirlere imza atmıştır. Şiirlerin,  yatayda ve dikeyde uzadığı, imgelerin etkileyici bir anlatımı sağladığı, başından beri dikkat ettiği ses öğesinin şiirleri okunabilir kıldığı görülür.

YAŞAMIN BİR ŞİİR DENEYİNDEN GEÇİRİLMESİNE ÖNEM VERDİ

19 Ekim 1985’te İstanbul’da ölen Sabri Altınel’in “Kentin Küçük Sokağı” adlı kitabı ölümünden sonra, 1995 yılında yayımlanır. İnsanın değerinin, erdemlerinin, umut ve emeğin onurlu direnişidir Sabri Altınel’in şiirleri.

Şair, edebiyat tarihçisi Şükran Kurdakul, Sabri Altınel için, “Yalnızlığı, içine kapanan bir halkın çağlar boyu sürüp giden acısını işlerken bireysel ve toplumsal tepkileri özümlemede güç rastlanır bir düzeye ulaştı.” demekte.

Mehmet Fuat: “Sabri Altınel ilgileri üstüne çekmek istemeyen bir şiir işçisiydi. Yazdıklarını büyük bir titizlikle işledi, kolay kolay ortaya çıkartmadı toplum sorunlarına ilgisi şiirlerinde her zaman bir düşünsel yön olarak belirdi. Bilinen doğruların yazılmasına değil, yaşamın bir şiir deneyinden geçirilmesine önem verdi.” diyor.

Cemal Süreya ise onun için “Türkçenin tadını çıkaran bir şair, düşüncenin şairi, çok sesli bir toplumcu şiir için kusursuz bir yapı hazırladı. (…) kendi yatağında sessizce aka aka getirdiği alüvyonlar işte orada duruyor” diyor.

Suçsuzluğun Şairi, Sabri Altınel toplumcu kuşağın yüz akı şairlerinden biri olarak anımsanmayı, okunmayı ve şiir serüvenini şimdiki kuşaklara aktarmak için duyarlı okurun ilgisini bekliyor.