Eskimiyen

Sokak Ortası

Aşkım da yasım da yedi yıl

Acım da düşüm de fazla fazla

Yıkıntım boyum kadar

Göğe doğru kazdığım bu çukur

Dağları bekleyen şey.

aslihantuyluoglu@hotmail.com

Aşkım da yasım da yedi yıl
Acım da düşüm de fazla fazla
Yıkıntım boyum kadar
Göğe doğru kazdığım bu çukur
Dağları bekleyen şey.

Ne olsa mayıs ne olsa melisa
İğdelerin kızgın dallarında buharlaşan
Bu yaşam benim mi, gözlerimdeki çatlak
Yazısına karşı duran bu kederli alın hep.

Taşkın haftalar geçti yılların yatağından
Kendi içinde dönenmek, içlenip duran kaygı
İşçiler toprağı kazar ben yarasını kalbimin
Göğüsteki sıkışma, göçük tamiri…
Aynalı ağabeylerin küfründen geçen
Gölgemden sarkarak yürüyorum.

Yerinden fırlatılmış taş
Kalbinden uğratılmış yurtsuz bir aşk
Yasadışı günlerin sürüklendiği bir ülkede
Günün ilk anı uykulu aydınlık
Rüyasını oldurmaya çalışan
Artık iki fıstık ağacı…

Yeni tabancalar deneyerek beynimde
Bu geçip gittiğim dünya, bu boşluğu karanlık evren
Bir kırık iğneyim işleyerek toprağa
Dikiyorum korkularını kadınların
Kumaş sert, parmaklarım kan içinde
Ben de bilmiyordum sizin kadar, onu
Ne böcek tanırım korkunç, ne kurt
Oysa içimde işleyen o yerde
Beni kemiren şey hepiniz için.
Hepiniz için bu töre, bu ayıplar, bu yasak.

İçini gören ve gösteren bir camdır korku
Her taşa hızlanır yürek her köşede arkanda
Kıskanç bir kurşun, vicdanı kör bir bıçak
Sokağın ortasına anneliğini bırakmak…
Sevdiler diye seni
Yanlış sevdiler.

                                                          Mayıs 2019