Eskimiyen

Bugün, yarın ve insan olmak

Hayat ne vaat eder ne de taahhüt. Hayatın kimse için garantisi yoktur. Siz ortalama bir hayatın güvenliği içinde yaşarken, gündelik yaşantınıza yönelebilecek harici bütün tehditlerin uzağındayken bir de bakarsınız bambaşka bir hayat tablosunun bir parçası haline gelivermişsiniz.

cfryildirim@hotmail.com

Hayat ne vaat eder ne de taahhüt. Hayatın kimse için garantisi yoktur.

Siz ortalama bir hayatın güvenliği içinde yaşarken, gündelik yaşantınıza yönelebilecek harici bütün tehditlerin uzağındayken bir de bakarsınız bambaşka bir hayat tablosunun bir parçası haline gelivermişsiniz.

Tekrarda sakınca yok. Hayatın kimse için garanti belgesi mevcut değildir. Garanti belgesi marka olmuş firmaların müşterilerine sunduğu ticari bir güvencedir.

Hayat bir firma değildir. Öyleyse bize düşen nedir? Biz dediğim insandır. Soluk alıp veren değil sadece; çabası, birikimi, ahlakı, sorumluluk duygusu, etrafıyla alışverişi, kısacası kendi yaşamı içindeki duruşu ve kendine inşa ettiği yaşamı ile insan…

Aslında birçok kişi yaptığım bu göndermelerin karşılığının tam da kendisi olduğunu düşünecektir. Oysa öyle sanmak başka; olmak bambaşka bir şeydir.

İnsanlık derecemizi ölçmek için termometre türünden bir alet icat edilmediğine göre insanlık tarihinin binlerce yıllık birikimini kendimiz için ölçüt olarak kullanmakta ne sakınca olabilir! İşte geçmişi binli yıllarla ölçülen büyük insanlık tarihinden kendimiz için kullanabileceğimiz bazı oldukça sıradan ve oldukça basit ölçütler:

-Siz elleriniz cebinizde dolaşırken bir temel kazanı, körük karşısında demir döveni, sırtında kendi ağırlığından fazla yük taşıyanı gördüğünüzde içinizde bir kırklıkla birlikte zihninizde saygı değeri belirginleşiyor mu?

-Rüzgârlı bir gecede kırılan bir dal sesi kalbinizi acıtıyor mu?

-Düştüğü çukurda debelenip duran örneğin hamamböceği sizde onu kurtarma duygusu uyandırıyor mu?

-Ve el ele atik adımlarla yürüyen iki sevgili sizde hiçbir kıskançlık yaratmadan arkalarından gülümseyerek bakmanıza sebep olabiliyor mu?

-İşgal edilmiş topraklarını kurtarmak için bir halk, kan ve ateş anaforu içinde çırpınırken siz, duvarları size güvenlik olan odanızda kahvenizi yudumlarken vicdanınızın sızladığını hissediyor musunuz?

Benim insanlık tarihinin binlerce yılla ölçülen tarihinden ve birikiminden bir insanın insanlığını ölçmek adına edindiğim ölçütleri basit ve yetersiz bulabilirsiniz. Bu ölçütlere sizler de kuşkusuz kendi ahlakınız, algınız ve hayata bakışınız doğrultunda, farklı düzeyde yeni ölçütler ekleyebilirsiniz.

Mesele ölçütlerin basitliği, düzeyi ya da yeterli olup olmaması değildir. Mesele dünyaya, tabiata ve onun en faal unsuru olan insana kendi varlığımızın dışındaki bir gerçekliğin odağından bakabilmektir. Hayatın herkes için her zaman geçerli olan bir sürpriz ihtimali vardır. Onun kimse için ne vaadi ne de taahhüdü vardır.