Bize gidecek yol bırakmadınız

İki kişinin yaşayacağı ev 500 metrekare olur mu; neden bu doyumsuzluk? Onlar gibiler, bizim gibi doğa seven, minicik bir Bodrum evinde yaşamak için gelen herkesin hayallerini çaldılar. Şimdi ”ay orada yaşayamam ben” diyen buraya taşındı. Kiralar aldı başını gitti; 2 odalı eve 7000 TL istiyorlar

 

 

HİCRAN AYDOĞDU

12 yıl önce aşık oldum ben bu beldeye, geldim, yerleştim. 140 metrekarelik bir evi ve yaşamı 60 metrekareye sığdırdım. Hala eski usul, kocaman demir bir çıngırakla, geldiğini belli eden sucudan alıyorum suyu, mahalledeki en küçük marketten alışverişimi yapıyorum.
Büyük şehirden koptum, fazlalıkları attım, topukluları çıkarıp yalın ayak toprağa bastım da sevdim Bodrum’u.
Bodrum’dan ne alırım değil, ne veririm ben bu küçücük yere, dedim. Bir yılda 230 bin eşyanın ücretsiz el değiştirdiği kocaman bir dönüşüm grubu kurdum. Sokak hayvanlarını besledim, dağa bayıra ağaç diktim. Sonra buradan 1.5 dönümlük bir toprak satın aldım, o kadar ucuzdu ki, toprağım olsun, eker biçer barınaktan aldığım hayvanlara da bakarım; şu dünya üzerinde kapladığım alan kadar da olsa  bir faydam olur doğaya dedim. Çünkü bizi böyle yetiştirdiler öğretmenlerimiz

Ama o iş öyle olmuyormuş! 75 metre kare bir ev yapayım, tek kat olsun, bize yeter derken… bırakın ev yapmayı, çivi çakamayacağımız kanunlar çıkardılar önümüze. Sit alanı falan değil yanlış anlamayın, köy ortasında bildiğin toprak arsa. Anlatsam ayrı hikaye, 7 yıl, tam 7 yıldır bekliyoruz bir izin alalım da yapalım, her şey yasalara uygun olsun, çocuklarımıza örnek olalım diye. Ne örnek ama! Biz bunları düşünürken, arada kaçak yapanlara imar affı çıktı, biz yapmadığımızla kaldık.  O ufacık, nohut oda bakla sofa köy evimizin hayalleri üstüne kuralları, yasaları çiğneyenler villalarını kondurdular. 

Anladık ki bu ülkede dürüstlükle salaklık arasında ince değil baya bir kalın çizgi varmış. Gelelim, bu konun pazar günü nereden çıktığına bir ünlümüz Bodrum’daki villasını satışa çıkarmış; 500 metrekare evini 7 milyona…
Arabasından inmediği, sokaklarını arşınlamadığı, plajdan tekneye tekneden denize sürdürdüğü yaşamını satıyor aslında.
“Eee sana ne?” diyenler için:

Gelip boş durmuyorlar; önce sitelerinin etrafında yaşayan kediye köpeğe musallat oluyorlar, ya şikayet edip barınağa aldırıyorlar ya zehirliyorlar. Deli gibi trafiğe çıkıp sabırsız halleri ile kornaya basıp sağa sola küfürler sallıyorlar, paraları ile her şeyi satın alabilme, yapabilme hakları var ya!

Onlar gibiler, bizim gibi doğa seven, minicik bir Bodrum evinde yaşamak için gelen herkesin hayallerini çaldılar. Şimdi ”ay orada yaşayamam ben” diyen buraya taşındı. Kiralar aldı başını gitti; 2 odalı eve 7000 TL istiyorlar. Parası olan geliyor, tutuyor. Yalnız kendileri gelmediler ki; tüketim alışkanlıklarını da getirdiler. Son bir gayret, son yeşili griye boyamaya geliyorlar

Şimdi, Bodrum’da yaşayan herhangi birinin kirada oturduğu evden çıkınca, ev bulma şansı yok. Ve tüm ev sahipleri kiracısını çıkarma derdinde, 2000 liralık evi 5000 liraya verme şansı var çünkü. Emlakçılar kapı önünde sırada bekliyorlar.
Hepimiz turizmden para kazanıyoruz, aylardır her yer kapalı hangi parayla 5000 liralık evi tutacağız,  nasıl geçinip çocuklarımızı nasıl okutacağız?

Yani geldiler ve bize “gidin” diyorlar ama Türkiye’de artık bizim gibi doğayı, hayvanı, insanı seven, dürüst çalışıp, kimsenin hakkını yemeyen insanların gidebileceği hiçbir yer yok. Gidecek yol bırakmadılar bize!
Minicik bir beldede iki kişinin yaşayacağı ev 500 metrekare olur mu; neden bu doyumsuzluk? Büyük şehirler sizindi zaten. Topuk tıkırtılarınızla avm’lerde gezseydiniz ya, neyinize yetmedi. Ne doyurmadı sizi de buraya da geldiniz? Soluk alalım diye kaçtığımız yerde aç gözlülüğünüzle, doyumsuzluğunuzla, kibrinizle ve görgüsüzlüğünüzle soluğumuzu kestiniz.

Bize yine kendimizi anlattığımız şiirlerimiz kaldı

İnsanlar gelir gider.
Kimi çamurlu bir iz bırakır ayakkabıları ile girer haneye
Arkasından temizlik yaparsın
Kimi usulca gelir gider
Hatırlamazsın bile gelişini gidişini
Kimi hatırlatır geldiğini
o aklına düştüğünde ,bir tebessüm kalır dudaklarında
Kimi huzur bırakır ardına giderken
Kimi bir bıçak yarası
Kimi kan bırakır kimi çiçek
Bazıları kalır ,kök salar mesela
Filizlenir çiçek açar
Gelen gideni aratır mı bilinmez
Gelenin içinde bıraktığı renge bağlı
Kimi gök kuşağı bırakır
Kimi bataklık
Tek önemli olan
Gelen giden ne renk olursa olsun
Sen hep mavi kalabilecek misin?
BEĞENDİYSENİZ PAYLAŞIR MISINIZ LÜTFEN!