Anamıza sövdün, yüzbinlerce ağacı kestin kim inanır sana Cengiz!

Yaşlı bir adamla küçük bir çocuğa diktirdiğin o fidanın arkasında yüzlerce iş makinasından oluşan, doğamızı, tarım alanlarımızı, yaban hayatını öğütüp kâra çeviren bir makine saklı!

 

SÜHEYLA DOĞAN

Millete ettiği küfürle tanınan Mehmet Cengiz’in holdinginin kuruluşunun üzerinden 40 yıl geçmiş…

Holding, 40’ıncı yılında doğa ve ağaç sevgimize hitab eden, bizi en duyarlı olduğumuz şeyler üzerinden yakalamak isteyen bir reklam filmi hazırlatmış.

“Hayat ağacı” adı verilen filmde, “meyve veren ağaç taşlanır” teması işleniyor.

Küçük bir çocuğun yaşlı bir adamla birlikte diktiği ağaç metaforu üzerine kurulu filmde yaşlı adamın “en zor şey meyve veren ağaç olmaktır, taşlamak isteyen çok olur” sözleri dikkati çekiyor.

Filmde, “Kuruluşumuzun üzerinden 40 yıl geçmiş olsa bile, Cengiz Holding’in kuruluş felsefesi çok daha önce 1970 yılında ortaya çıktı. Kurulduğumuz ilk günden itibaren bir ağacı şirket felsefemiz yaptık”  deniyor.

Peki gerçek öyle mi?

Bunu Artvinlilere, Çanakkale-Bayramiçli köylülere, yaşam savunucularına sormak gerek…

ÖLÜM AĞACI

Artvin’de Murgul’da, Cerrattepe’de doğayı katlederek binlerce ağacı yok eden, Kazdağları’nda binlerce hektar orman ve tarım alanını tarumar etmeye hazırlanan Cengiz Holding’in logosunda da yer alan o ağaç bir yaşam ağacı değil…

Katlettiği doğayı simgeleyen bir ölüm ağacı!

Reklamda yaşlı adamla küçük çocuğa diktirilen o fidanın arkasında yüzlerce iş makinasından oluşan, doğamızı, tarım alanlarımızı, yaban hayatını öğütüp kâra çeviren dev bir makine ordusu saklı!

Kırk yıldır halkın sırtından para kazanan, iktidarın tüm olanaklarını kullanarak servetine servet katan, dünyada en çok kamu ihalesi alan şirketler sıralamasında 5’inci olan Cengiz Holding’in bu reklamı halka şirin görünme, kendisini temize çekme çabasının ürünüdür.

Bir yandan millete küfret, diğer yandan şirin görünmeye çalış…

Reklam kamudaki bu millet ve doğa düşmanı imajı temizlemek!

Kim inanır?

JES DİRENİŞİNİN SİMGESİ

Aydın Kızılcaköy’deki JES direnişinin simgesi Hatice teyzemiz (Barlas) yakalandığı koronavirüsü atlatamadı.

80 yaşındaki Hatice teyze, Kızılcaköy’de Jandarmanın köylülere biber gazı ve coplarla müdahalesi sırasında yaralanmış, KızıIcaköylü iki kadın arkadaşıyla hastaneye kaldırılmıştı.

Aydın Kızılcaköy’deki JES direnişinin simgesiydi

İleri yaşına karşın Kızılcaköy JES direnişinin en önünde yer alan Hatice teyze, Aydın köylerindeki JES direnişlerine de katıldı, Kızılcaköy deneyimlerini anlattı.

Hatice teyze Kızılcaköylü kadınların kurduğu amatör tiyatro topluluğunda da yer almış, toplulukla birlikte “Neymiş bu Jeotermal” oyunuyla birçok yerde sahneye çıkmıştı.

Onu ve mücadelesini saygıyla anıyorum.

Unutmayacağız.